a vitamini

Bu yazımızda A vitamini nedir? Ne işe yarar? Hangi besinlerde bulunur? A vitamini eksikliği durumunda neler görülür? sorularını özet bilgiler halinde cevaplamaya çalışarak A vitamini hakkındaki her şeyi bilimsel kaynaklar ışığında sizlerle buluşturduk.

  1. A vitamini nedir?
  2. A vitamini ne işe yarar? Faydaları nelerdir?
  3. A vitamini eksikliği hangi rahatsızlıklara yol açar?
  4. A vitamini yetersizliğinin görme, cilt sağlığı, üreme, büyüme, hemoglobin ve sindirim sistemi üzerindeki olumsuz etkileri nelerdir?
  5. A vitamini hangi besinlerde bulunur?
  6. A vitamini fazlalığı nasıl anlaşılır?
  7. A vitamininin tavsiye edilen günlük alım miktarı ne kadardır?

Yağda çözünen vitaminlerden olan A vitamini, ilk bulunan ve görme üzerindeki rolü ile tanınan vitamindir. 1915 yılında McCollum ve Davis tarafından Wisconsin Üniversitesinde Yale Üniversitesinden de Osborne ve Mendel eş zamanlı olarak deney hayvanlarının diyetinde balık yağı ve tereyağının eklenmesi ve çıkarılmasıyla üreme ve büyüme işlevlerinde değişkenlik yapabilen bir maddenin varlığını düşünmüşlerdir, Moore tarafından da 1930 yılında karotenin A vitaminin öncülü olduğu keşfedilmesinden bu yana olup insanda görme sistemi, büyüme ve gelişme, epitel hücre bütünlüğü, immün sistem ve üreme sisteminin normal fonksiyonu için gerekli olduğu üzerinde detaylı araştırmalar önem kazanmıştır.

A Vitamini Nedir?

a vitaminli meyveler

A vitamini yağda çözünebilen berrak sarı bir kristal yapıda olup A vitamini terimi A moleküllerinin çeşitli biyolojik aktif formlarının tümü için kullanılır. Bu durumda A vitamini sözlük anlamı olarak A molekülleri demektir. Retinoidler terimi ise A vitamini aktivitesi göstersin ya da göstermesin A vitamininin doğal ve sentetik şekillerini içerir. avitamini

Kaynağına bağlı olarak A vitamini iki ayrı formda bulunurlar.

  1. Hayvansal kaynaklarda A vitamini aktivitesi taşıyan moleküller dediğimizde retinol nedir sorusunu cevaplamış oluyoruz.(esterlenmiş formu retinil ester). Ayrıca bu moleküller arasında; dehidroretinol, retinal ve retinoik asit de vardır. Retinol A1, dehidroretinol ise A2 vitaminleri olarak adlandırılır. Retinol, A vitamininin en önemli ve taşınan formu olup karada yaşayan hayvanlarla tuzlu su balıklarının karaciğerinde bulunur. Tatlı su balıklarının karaciğerinde ise vitamin A1‘in %30’u kadar etkin olan vitamin A2, A vitaminine ait hedef hücrelerin büyük kısmı retinolü, retinale ve retinoik aside metabolize eder. Retinol, retinal ve retinoik asidin kendilerine özgü biyolojik fonksiyonları vardır. Retinol, genellikle bir hormon olarak işlev görür. Retinal, görme pigmenti rodopsinin gerekli ön maddesi olup retinoik asit ve metabolitleri, epitel farklılaşması üzerinde etki gösterirler ve glikoproteinlerin sentezinde oligosakkarit taşıyıcıları olarak işlev görebilirler.
  2. Bitkisel kaynaklarda provitamin A (A vitamininin ön maddesi) karotenoid olarak bulunur. Doğada 600 çeşit karoten vardır ancak bunların 60 tanesi provitamin A aktivitesi göstermektedir. Provitamin A etkisi gösteren karotenlerden bazıları ise; β karoten, α-karoten, γ-karoten ve β kriptosantindir Provitamin A’lar insan hücrelerinde retinole dönüşürler ve A vitamini aktivitesi gösterirler. Karotenoidlerden en fazla A vitamini aktivitesi gösteren bileşik ise beta karotendir. Karotenoidler birçok bitkide özellikle yeşil, turuncu ve sarı renkli bitki dokularında bulunmuştur. Karotenler yeşil bitkilerin klorofillerinde protein ve yağlara bağlı olarak bulunur. Beta karoten yeşil bitkilerde en çok bulunan A vitamini formudur. Daha koyu yeşil renkli sebzeler daha fazla karoten içermektedirler. Turuncu renkli meyve ve sebzelerden (havuç, kayısı, mango, patates, kabak) daha koyu turuncu olanları daha fazla provitamin A içermektedir. Kırmızı ve mor meyve ve sebzeler (domates, kırmızı lahana, böğürtlen ve mor erik) fazla miktarda A vitamini düşük pigment içerir (flavonoidler gibi).Tahıllar ve baklagiller de iyi bir karotenoid kaynağıdır.

Yağda çözünen vitaminler pişirme yöntemleri ile kolaylıkla kayba uğramazlar. Retinol ve karotenler de ısıya dayanıklı olup normal pişirme işlemleri sırasında fazla kayba uğramayıp, 150°C gibi yüksek ısılarda, ultraviyole ve gün ışığında özelliklerini yitirirler. Pişirme ile kayıp oranı en fazla %40’tır. Gün ışığında, ultraviyole ışınlarda retinol oksidasyona uğrar. Bu oksidasyonla retinolun biyolojik aktivitesi zarar görmektedir. Kükürt oksitlenmeyi önler, bu nedenle kayısı kurutulurken kükürtleme uygulamasıyla A vitamininin kaybı engellenir. Kükürtlemedeki amaç bu işlem sırasında gıdada meydana gelebilecek renk kaybını dolayısıyla A vitamini kaybını önlemektir.

β karoten formülü

A vitamini, besinlerde genelde retinol esterleri şeklinde bulunur. Sindirim olayında hidrolize olur. Serbest A vitamini olarak emilir.  Gıdalar  yoluyla alınan retinolün % 70-90’ı emilir. β karoten % 20-50 oranında emilirken diğer karotenler % 3-10 gibi düşük oranlarda emilebilmektedir β karotenin emilimi retinolden çok daha düşüktür. Bağırsak mukozasında retinol ve karotenoidlerin (α ve β-karoten, β-kriptoksantin, likopen) yeterli çözülmesi için yağ sindirim ürünleri (yağ asitleri, monogliserid, kolesterol, fosfolipidler) ve retinolün aksine karotenler emilim için safra sekresyonları (safra tuzları ve hidrolitik enzimler) gereklidir.

Retinol, emildikten sonra uzun zincirli doymuş yağ asitleriyle yeniden esterleşir ve şilomikronlar aracılığıyla kan dolaşımına girer. Retinil esterler, kan dolaşımından karaciğer tarafından alınırlar; hidroliz edilirler ve sonra karaciğerin yağ depolayan hücrelerinde depo edilmek üzere retinil palmitat olarak yeniden esterleştirilirler. Vücudun ana A vitamini rezervi karaciğer olmasına rağmen karotenoidler vücutta değişik yağ dokularında da depolanır. Emilen A vitamininin % 90’ı karaciğerde depolanır. %1’i ise serumda bulunur ve bunun da büyük kısmı retinol bağlayan proteine bağlıdır (RBP). Geriye kalan kısımda ise adipoz doku, akciğer ve böbrek hücrelerinde bulunur. Vücudun daha fazla A vitaminine ihtiyacı olunca retinil esteri parçalayan bir enzim, retinolü retinal bağlayıcı protein’den (RBP) ayırır. Bağlı retinol daha sonra kana salınır. Serumdaki retinol seviyesi yeterli ise karoten alımı arttıkça, dönüşüm azalır. Beta karoten, karoten dioksigenaz isimli enzim ile iki molekül retinale parçalanır. Retinal daha sonra retinola dönüşür.

A vitamininin emilimi, taşınması ve hareketlerinde birçok önemli faktör rol oynar;

  • Yiyeceklerde protein ve yağ bulunması; A vitamini yağda eriyen bir vitamindir ve emilebilmesi için diyette yeterli miktarda yağ bulunması gerekir. Beta karotenin biyolojik kullanılabilirliği (emilmesi ve A vitaminine biyolojik dönüşümü) için diyetteki yağ çok önemlidir. Karotenin en yüksek düzeyde biyolojik olarak kullanılabilirliği; diyette bulunan yağ miktarına, karotenin emilimine, biyokimyasal özelliğine ve diğer faktörlere bağlıdır. Diyetteki protein ve yağ oranı azaldıkça A vitamini emilimi azalır RBP (retinol bağlayıcı protein) sentez hızı düşer, A vitamini depolarının immobilizasyonuna neden olur.
  • C vitamini, A vitamininin vücutta kullanılmasını artıran bir vitamindir. Bu nedenle diyetle yeterli miktarda C vitamini alınması önemlidir.
  • Karaciğerden bağırsaklara safra akımının normal olması özellikle beta karotenlerin biyolojik yararlanılabilirliği için oldukça gereklidir.
  • Kistik fibrozis hastalığı olan bireylerde pankreas aktivitesi yüzünden A vitamininin emilebilmesi konusunda sorun yaşamaktadır. Bazı çalışmalar, oral A vitamini desteğinin, serum beta-karoten miktarını düzeltebileceğini öne sürmektedir
  • A vitamininin vücutta kullanımı etkileyen minerallerden biri de çinkodur.Çinko’nun yetersiz alınması retinol bağlayıcı protein sentezini(RBP) azaltır. RBP sentezinin azalması retinolün vücuttaki kullanımını olumsuz yönde etkileyerek A vitamini yetersizliğine neden olur.
  • E vitamini, beta karoten ve retinalin bölünmesi için gereklidir ve çok fazla tüketilen E vitamini, retinolün enterocyteste (bağırsaklarda emilimi sağlayan hücrelerin bir kısmının) değişimini ve beta karotenin emilimini azaltır. Bu arada A vitamininin aşırı alımının K vitamininin de emilimini engellediği görülmüştür.

A Vitamini Faydaları Nelerdir? A Vitamini Ne İşe Yarar?

sağlıklı saçlı kadın

A vitamininin yararları ve işlevleri arasında; görme fonksiyonu, hücre büyümesi ve farklılaşması, epitel bütünlüğü, immünite ve yeniden yapılanma gibi hayati öneme sahip etkileri bulunur.

Göz Retionolun aldehit formu retinal, opsin ile birleşerek karanlıkta görmeyi sağlayan rod hücreleri için gerekli rodopsin pigmentinin oluşmasına yardım eder.
Deri ve mukoza Mikroorganizmalara karşı ilk engeli deri ve mukoza hücreleri oluşturur. Epitel hücrelerindeki fonksiyonları solunum, gastrointestinal ve genitoüriner sistemdeki tüm mukoza yüzeylerindeki mukus sekresyonunu düzenleyerek hücre zarı stabilitesinin korunmasında görev alır.
İmmün sistem Antienfektif vitamin olarak da adlandırılan A vitamininin immüniteyi (bağışıklık) güçlendirici etkisi vardır. Bunlardan bazıları anti-tümör aktivite, beyaz küre fonksiyonlarında artma, antikor cevabında artıştır. Beta-karoten timus bezinin fonksiyonlarını güçlendirir ve interferonun (virüsün hücre içine girişinin engellenmesi) uyarılmasını arttırır.
Üreme Spermatogeneziste rol alır.( Sperm hücrelerinin oluşumu) Dişi ve erkeklerde normal üreme işlevlerinin sürdürülebilmesi için retinoidler gereklidir Gebelikte fetüsün ve emzirme döneminde yenidoğanın gelişiminde etkilidir.
Büyüme ve Gelişme İskelet sisteminin ve yumuşak dokunun gelişmesi ve büyümesi için büyüme faktörü olup kemik oluşumundan sorumlu osteoblast hücre aktivitesi ile osteoklast hücre aktivitesini düzenler.
Gen ekspresyonu Gen regülasyonunda birçok görevlere sahip olan nükleer retinoid reseptörleri bazı genlerin aktifleşmesi için öncü görevlere sahiptirler. Bu reseptörlere retinoidler bağlanır. Bu bağlanma sayesinde transkripsiyon düzenlenir ve vücutta kullanılan çeşitli proteinlerin sentezi etkilenir.
Antioksidan aktivite Retinoidler ve karotenoidler kanser hücrelerini değişime uğratarak zorunlu ölümlerini sağlamakta etkili rol oynamaktadırlar. Çeşitli nedenler ile hücre içerisinde radikaller meydana gelir yada dışarıdan hücre içerisine alınabilirler. Beta karoten antioksidan özelliği ile bu saldırgan eşleşmemiş elektrona sahip radikalleri kendisine bağlar ve zararsız bir molekül oluşmasını sağlar. Antioksidan etkisi ise retinolden beş kat fazladır. Karotenlerden zengin yiyecek tüketenlerde akciğer, mide ve ağız boşluğu kanser insidansı düşük bulunmuştur.

A Vitamini Eksikliği Hangi Hastalıklara Yol Açar?

diş ağrısı

Vitamin eksikliği hepimizin muzdarip olabileceği bir durumdur. Bunlardan birisi de A vitamini eksikliğidir. A vitamini ihtiyacı değişik yaş gruplarında farklılıklar gösterir. Özellikle bebeklik, çocukluk, gebelik ve emzirme dönemleri A vitamini eksikliği yönünden riskli dönemlerdir.

Bebeklik Dönemi

bebek mama

Yenidoğan bebeklerin, özellikle annenin A vitamini durumu yetersiz ise, daha düşük vitamin düzeyi ile doğacakları gerçektir. Kolostrum ve matür anne sütü A vitamini yönünden zengin kaynaklarıdır. Çoğu bebek ilk 6-12 ay için ihtiyacını direk anne sütünden karşılar, eğer annede A vitamini eksikliği mevcutsa anne sütündeki miktar azalır. A vitamininden zengin gıdalarla beslenen annelerin bebeklerinde doğumdan sonra ilk yıl kseroftalmi riski belirgin olarak düşük bulunmuştur. Prematür bebekler de A vitamini eksikliği açısından riskli gruptadır. Retinol seviyeleri gestasyon boyunca artar, en yüksek düzeye trimesterda ulaşır. Retinol seviyesi annenin beslenme ve sosyoekonomik durumunu ile anneden bebeğe geçiş miktarından etkilenir. Bu nedenlerle prematür bebek düşük karaciğer deposu ve düşük serum veya plazma retinol seviyesi ile doğar. Desteklenmesine rağmen retinol seviyelerini yükseltmek zor olur. Bu durum premetür bebeğin yetersiz alımına, yetersiz absorbsiyonuna, artmış ihtiyacına, yetersiz transport ve/veya yetersiz metabolize edilmesine bağlı olabilir.

Çocukluk Dönemi

çocuk kitap okuyor

A vitamini eksikliği en çok okul öncesi dönemdeki çocukları etkiler. Bu dönemdeki çocuklarda hızlı olan büyüme eksikliğe A vitamini eksikliğine neden olur. Ayrıca sık geçirilen enfeksiyonlar katabolizmayı arttırmaktadır. Çocukluk döneminde PEM (Protein Enerji Malnütrisyonu) daha çok bu yaşlarda görülür. A vitamini eksikliği, mortalitenin bu yaş grubunda yüksek görülmesine katkıda bulunmaktadır. A vitamini eksikliğinin en sık görüldüğü durumlardan biri PEM’dir. Protein enerji malnutrisyonu, gelişmekte olan ülkelerde önemini koruyan bir halk sağlığı sorunudur. Gelişmekte olan ülkelerde çocukların beslenme durumu; ailelerin gelir düzeyi, eğitim seviyesi, demografik özellikleri, aşılanma durumu ve çocukluk çağı hastalıkları ile yakından ilişkilidir. Protein enerji malnutrisyonunda T hücrelerinin sayısı, fonksiyonları ve makrofajların işlevleri, sekretuar immünglobulinlerin ve kompleman sisteminin aktivitesi azalmakta, bu durum da enfeksiyonlara eğilim yaratmaktadır. Sık gelişen enfeksiyonlar da PEM’de A vitamini metabolizmasını bozmaktadır. A vitamini eksikliğinin semptom ve bulguları PEM’de daha belirgin hale gelir. Kseroftalmi vakalarının okul öncesi dönemde sık görülmesi PEM’in en sık bu yaş grubundaki çocuklarda görülmesi ile ilgili olabilir

Gebelik ve Laktasyon Dönemi

Gebelik

A vitamini eksikliği için diğer riskli bir grup da özellikle gebelik ve laktasyon döneminde olan kadınlardır. Maternal A vitamini eksikliği gece körlüğüne yol açar, alımın az olduğu ve malnutrisyonun endemik olduğu toplumlarda annedeki mortalite oranını yükseltir. A vitamini eksikliği yetersiz pankreas aktivitesi yüzünden, A vitaminini emebilme sorunu yüzünden kistik fibrozis ve kolestatik karaciğer hastalıklarında (bilier atrezi, Alagille sendromu, progresif ailesel intrahepatik kolestaz gibi), Down Sendromunda, aktif ve pasif sigara maruziyetinde de sık görülmektedir

A Vitamini Yetersizliğinin Görme Üzerindeki Olumsuz Etkileri

görme eksikliği

A vitamini yetersizliği karakteristik olarak göz dokusunda değişikliğe neden olur ve sonunda geri dönüşü mümkün olmayan körlük görülebilir.

A vitamini yetersizliğinin göz üzerindeki klinik belirtileri şu şekilde sınıflandırılabilir;

  1. Gece körlüğü (loş ışıkta görememe),
  2. Konjuktival ve korneal kserosis,
  3. Keratomalasi (korneada yaralaşma ve ülserasyon, görme kaybının ilerlemesi)

1. Gece Körlüğü (Tavuk Karası, Hemeralopi veya Niklatopi)

A vitamininin kimyasal adı olan retinol, A vitamininin retinanın görme gücü üzerinde önemli bir fonksiyonudur ve ışığa hassas (duyarlı) madde gözün farklı miktarlardaki ışığa karşı ayarlanmasını sağlar. Göz yuvarlarının içini döşeyen zar tabakası ince sinir liflerinden oluşmuştur. Görmeyi; 2 türlü hücreden yapılmış olan ve retina adı verilen bu tabaka sağlar. Bu hücreler rod ve kon hücreleridir. Kon hücreleri gündüz görmede etkilidir. Rod hücreleri ise gece görmeyi sağlar. Karanlıkta rod hücresi opsin adı verilen proteinle birleşerek rodopsin (görme purpuru oluşur) halini alır ve görmeyi gerçekleştirir. Gündüz ise rodopsin ışığın etkisi ile tekrar ayrılır. Rod hücresinin opsin ile karanlıkta birleşmesi ve aydınlıkta ayrılarak görmeyi sağlaması sırasında, her defasında daima bir miktar A vitamini kayba uğrar. Karanlıkta görmenin kusursuz olması için eksilen bu A vitamininin yerine konması gerekir. Ancak bu kayıp kapatılamazsa görme purpuru oluşamaz ve insanlar akşam karanlığında göremezler. Bu hastalığa halk arasında Tavuk Karası denir. A vitamini yetersizliğinin en erken belirtilerinden biri görme pigmentlerindeki kayıp ile görmede zayıflamadır. Bu durum tıbbi olarak Gece Körlüğü, Niklatopi veya  Hemeralopi olarak da açıklanır. Retinadaki rodopsinin dejenerasyona uğraması ile oluşan gece körlüğünde, aydınlık bir odadan karanlık bir odaya geçildiğinde karanlıkta görememe veya karanlığa adaptasyon yeteneğinde azalma ile karşılaşılır. Yetersizlik durumunda; bireyler loş ışıkta veya alacakaranlıkta göremeyebilirler ve gece körlüğü ile farklılıkları ayırt etmede zayıflama ile sıkıntı yaşarlar. A vitaminin görmede etkin biçimi retinal aldehittir ve gözdeki rod ve kon hücrelerinde, bir pigment olan, ışığa karşı duyarlı rodopsinin oluşmasında yaşamsal öneme sahiptir

2. Konjunktival ve Korneal Kserosis (Kseroftalmi)

A vitamini ve retinoidler epitel hücrelerin farklılaşmalarının sürdürülmesinde rol oynadıklarından, uzun süreli eksiklikler, en yıkıcı etkileri gözde izlenen birtakım değişikliklere neden olur. En duyarlı hücreler gözün kornea ve gözyaşı bezlerinin epitel hücreleridir. Yetersizliğin ilerlemesi ile gözlerde kızarıklık, yanma, kaşıntı oluşur. Gözyaşı normalden daha az orana düşer. Göz adeta kurumaya başlar, yanma, batma devam eder ve göz iyice kızarır. Yetersizlik daha da devam ederse gözyaşı tamamen kesilir. Bu oküler değişiklikler Kseroftalmi (Kuru Göz) olarak adlandırılır.

3. Bitot Lekeleri ve Keratomalasi

Kseroftalmiye neden olan A vitamini yetersizliğinin daha da devam etmesi gözde küçük, opak plaklar şeklinde keratin debrislerinin oluşumuna neden olur. Bu durum Bitot Lekesi olarak tanımlanır. Bu lekeler öncelikle gözün beyaz tabakasında meydana gelir ancak yetersizliğin devam etmesi durumunda renkli yuvarlak kısmı örten zarda da görülür. Kornea kuru ve mat bir hal alır ve görme bulanıklaşır. Korneada meydana gelen bu duruma Keratomalasi (Korneada Yumuşama veya Ülserasyon) denir. Keratomalasia durumunda iken; gözde mikroplanma meydana gelir ve iltihaplanma olursa veya yetersizlik durumu devam edip yetersizliği önleyici takviye programları uygulanmazsa, bu durum tam körlükle sonuçlanabilir. Retinoik asit, korneadaki konjuktival zardaki ve diğer oküler yapıdaki hücrelerin farklılaşmasında görev aldığı için keratomalasiyi önler.

AREDS (The Age-Related Eye Disease Study) yaşa bağlı göz hastalıkları çalışmasına göre, şiddetli yaşlanmaya bağlı maküler dejenerasyon riskinin 5 yıl boyunca sürdürülen ve 15 mg beta-karoten, 400 IU E vitamin, 500 mg C vitamini, 80 mg çinko, içeren günlük takviyelerle %25 oranında düşürüldüğü saptanmıştır.

A Vitamini Yetersizliğinin Epitel Doku Üzerindeki Olumsuz Etkileri

cildimiz

A vitamini; deri, burun içindeki mukus zarı, boğaz, sindirim sistemi, üreme sistemi ve gözler gibi vücudu örten hayati doku olan epitel doku hücrelerin sağlıklı olmasında koruyucudur. Bu dokular enfeksiyonlara karşı korunmayı sağlar. Mukus salgılayan epitelin düzenli olarak farklılaşmasında önemli rol oynar. A vitamini eksikliğinde epitel hücreleri kurur, yassılaşır ve keratinize olur. Bu etki öncelikle gözdeki epitel hücrelerde belirgindir. Daha sonraki etkileri deri yumuşaklığı üzerinde olmaktadır. A vitamini yetersizliği karakteristik olarak deri yumuşaklığında değişikliğe neden olur. Deri kurbağa veya kaz derisi gibi bir görünüme sahip olur. A vitamini yetersizliğinde deride kuruluk, kalınlaşma, kabuklanma, renk koyulaşması, kıllarda dökülme ve pütürlenme gibi durumlar görülür. Deride kuruluk ve pütürleşmeye “foliküler hiperkerotozis” denir. İleri derecede kuruma sonucu deride çatlama ve yaralar olursa deride “fil derisi” görünümü olabilir. Deride bu bozulmaların nedeni olarak ter ve yağ bezleri ile kanallarındaki epitel hücrelerinin bozulması ve normal salgı yapamayışı gösterilmektedir. Özellikle akne vulgaris gibi keratinizasyon defektleriyle giden hastalıklarda, A vitamini topikal ve oral olarak kullanılmakta ve hastalar oldukça fayda görmektedir.

A Vitamini Yetersizliğinin Üreme Sistemi ve Böbrekler Üzerine Olumsuz Etkisi

böbrekler

Dişi ve erkeklerde normal üreme işlevlerinin sürdürülebilmesi için retinoidler gereklidir. A vitamininin üreme sistemindeki steroid hormonlarının sentezinde rol alması nedeni ile retinol ve retinal yokluğunda erkeklerde anormal sperm oluşumu görülür Kızlarda ise sık geçirilen genitoüriner infeksiyonların preterm doğumu tetiklemesi ile ölü doğum oranı artar. Üriner sistem boşluklarına düşen keratin debrisleri de böbrek ve mesane taşlarına zemin hazırlar.

A Vitamini Yetersizliğinin Hücre Bölünmesi – Büyüme ve Gelişime Olumsuz Etkisi

boy ölçme

A vitamini hücre bölünmesi ve farklılaşmasındaki rolü nedeniyle büyüme ve gelişme üzerinde de etkilidir. A vitamini esas olarak yumuşak dokuların ve iskelet sisteminin büyümesini sağlar. Protein sentezinin ve hücre zarının dayanıklılığında etkilidir. A vitamini iskelet ve yumuşak dokunun büyümesi için gereklidir. Bu etki vitaminin protein sentezi, mitoz ve hücre membran stabilize edici etkisiyle ortaya çıkmaktadır.

Genç laboratuvar hayvanlarında A vitamini eksikliğinin büyümeyi yavaşlattığı veya tamamen durdurduğu belirlenmiştir.

Gebelik sırasında uygun miktarda alınan A vitamini, fetüsün gelişmesi ve anne sütündeki A vitamini oranının yeterli olması için esastır.

A Vitamini Yetersizliğinin Hematolojik Sistem Üzerine Olumsuz Etkisi

kan damarları

A vitamini demirin karaciğerden hareketinde rol oynamaktadır ve hemoglobin oluşumuna etki eder. Serum A vitamini düzeyi hemoglobin seviyesi ve ferritin düzeyinden etkilenmektedir. Hemoglobin seviyesi serum A vitamini seviyesini etkiler. A vitamini seviyesi de hemoglobin seviyesini etkiler. Hemoglobin seviyesindeki bir birim değişiklik serum A vitamini seviyesini aynı yönde 0.004 birim etkiler. A vitamini eksikliği demir metabolizmasını etkileyerek aneminin oluşmasına neden olur. Demir de A vitamini metabolizmasında rol alır. Ferritin düzeyi arttığında serum A vitamini düzeyi azalır. A vitamini eksikliği, depo demirinin hematopoetik doku tarafından kullanılmasını etkilemektedir. Ferritin yüksek molekül ağırlıklı demir deposu olarak görev gören demir içeren bir proteindir. Ferritin molekülü tam satüre olduğu zaman, ağırlığının %20’sinden fazlasının demir tarafından oluştuğu gösterilmiştir. En iyi hemoglobin cevabı, demir ve A vitamini eksikliği aynı anda düzeltilirse elde edilir.

Hamilelerde anemi oranları ile ilgili yapılan bir çalışmada; plasebo verilenlerin %84‟ünde, A vitamini verilenlerin %65‟inde, demir verilenlerin %32‟sinde, A vitamini ve demir birlikte verilenlerin ise sadece %3‟ünde anemi saptanmıştır.

A Vitamini Yetersizliğinin Sindirim Sistemi Üzerine Olumsuz Etkisi

Burun, ağız, dil, tükrük bezleri, boğaz ve akciğerlerin içindeki bronş denilen inceli, kalınlı hava borusunun içini döşeyen zarlarda da tıpkı gözlerde olduğu gibi değişmeler, bozulmalar olur. Ağız, burun kurur ancak içilen su ve yenilen besinler ile ağız ıslatıldığı için ağızda tam bir kuruluk hissedilmez. Mide ve bağırsak yolunun, sindirim sularını salgılayan bezlerin içini döşeyen zarlarda da yıkımlar oluşur. Bu sebeple hastalarda iştahsızlık mide ve bağırsak ağrıları, kabızlık ve ishaller görülür. Bağırsak mukozasında goblet hücrelerinin sayısında bir azalma görülür. Bağırsak epitelindeki değişiklikler ve pankreas kanal epitelinin metaplazisi yaygındır. Bunlar A vitamini yetersizliğinde görülen diyareden sorumludurlar

A Vitamini Yetersizliği ve Enfeksiyonlar Arasındaki İlişki

Serum A vitamini seviyesini etkileyen diğer bir faktörde enfeksiyonlardır. A vitamini eksikliği enfeksiyonlara yatkınlık yaratmaktadır. Epitel dokusunun yapısına katıldığı için eksikliğinde vücuda enfeksiyonların girişi kolaylaşır. A vitamini eksikliğinde ishal ve solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskinin arttığını gösteren çalışmalar mevcuttur. Kızamık enfeksiyonu sırasında A vitamini düzeyinin düştüğü tespit edilmiştir. Düşüklüğün sebebi enfeksiyon sırasında iştahın azalmasına bağlı olarak alımın azlığı olabileceği gibi, karaciğerden mobilizasyonun azalması veya akut faz yanıtı olarak A vitamini düzeyinin düşmesi olarak açıklanabilmektedir. Ayrıca kızamık enfeksiyonu sırasında mukozaların yeniden yapılanmasında A vitamini görev almaktadır. Kızamıklı çocuklarda A vitamini desteği epitel hücre maturasyonunu ve immün sistemi destekler, komplikasyonları ortadan kaldırır ve mortaliteyi azaltır.

Çocuklarda A vitamini yetersizliği ve kızamık aynı zamanda oluşabilir ve kızamık olayı sonucu oluşabilecek ölüm riskini ve komplikasyonları azaltmak için A vitamininin iyileştirici tedavisi çok acildir. Bu nedenle kızamık süresince çocukların yüksek dozda A vitamini ile tedavi edilmesi önerilir. A vitamini yetersizliği olan kızamıklı çocuklar için başlangıçta WHO ve UNICEF tarafından tek doz A vitamini (100.000 IU) önerilmiştir ve ölüm oranının %1 den fazla olduğu kızamık olaylarında 40 tedavi denemelerinde 200.000 IU (100000IU×2 doz) A vitamini kullanılmıştır.

A Vitamini Yetersizliğinin Kemik ve Dişlerin Gelişimine Olumsuz Etkisi

gülümseyen beyaz diş

A vitamini epitel dokunun sağlığının korunmasında etkilidir. A vitamini yetersiz alınırsa diş minesi gelişimini olumsuz etkilemektedir.

A Vitamini Yetersizliği ve Çeşitli Hastalıklar Arasındaki İlişki

Retinoik asitin büyüme ve farklılaşmasındaki düzenleyici etkisi antikarsinojenik bir etkiye sahiptir. hücre farklılaşmasının düzenlenmesinde rol oynar. A vitamini ile kanser oranı arasında bir ilişki olabilir bu durum A vitamininin hücre farklılaşmasını düzenlemedeki rolünden ileri gelmektedir.

A vitaminin beta karoten veya diğer formlarının karaciğer kanserini önlediği yapılan çalışmalarda rapor edilmiştir. Yapılan epidemiyolojik çalışmalarda diyette alınan meyve ve sebzelerin miktarını artırmanın serum beta karoten oranını artırdığı ve birçok kansere karşı risklerin azalmasını sağladığı ortaya çıkmıştır.

Bu çalışmalar, çeşitli nitelikteki kanserler arasından akciğer ve mide kanseri merkez olmak üzere kanser riskini azaltmada ışık tutabilirler.

Beta karoten ve diğer karotenler; lipitler, proteinler ve nükleik asitlerin oksitlenmesi sonucu oluşan serbest radikallere karşı koruyucu etki gösterir. Beta karoten x-ışınlarına, kansere ve hücre değişimine karşı direkt koruyucudur. Yapılan bir çalışmada (özellikle sigara içen kişilerde) bazı tiplerdeki akciğer kanserlerine karşı beta karotenin koruyucu olmaktan daha fazla katkıda bulunduğu belirtilmiştir.

Dünya Kanser Araştırma Kurumu (WCRF) ve Amerika Kanser Araştırma Enstitüsü (AICR) tarafından yapılan panelde karotenlerin akciğer kanseri riskini azalttığı ve serviks (rahim ağzı kanseri), meme kanseri, rektum (bağırsak kanseri), kolon, mide ve özafagus kanserlerinin azalmasına olanak verdiği fakat yetersizlik durumunda mesane, endometrium, yumurtalık, gırtlak kanserlerinin varlığı ifade edilmiştir.

A Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?

a vitamini besinleri

A vitamini nelerde var? ya da A vitaminli besinler nelerdir? gibi sorular aklımıza takılır ve hemen araştırmaya başlarız.

A vitamini besinlerde iki şekilde bulunmaktadır. Hayvansal kaynaklı besinlerde retinol halinde bulunurken bitkisel kaynaklı besinlerde ise karotenoidler şeklinde (en fazla aktif olan beta karoten) bulunmaktadır. O halde A vitamini içeren kaynakları da retinol yönünden zengin besinler ve karoten içeriği yüksek olan besinler olmak üzere iki grup halinde değerlendirmek mümkündür.

Retinol içeriği yüksek besinlerin başında balık karaciğer yağı gelmektedir. Antartika okyanusunda yaşayan Paltus balığının karaciğeri A vitamini bakımından olağanüstü derecede zengindir. Bu balığın karaciğerinden alınan yağların yapısında %1.5-2.6 kadar A vitamini bulunur. Balık yağı (özellikle tuna ve sardalya balıklarının karaciğer yağında), karaciğer, yumurta sarısı, süt ve tereyağı gibi hayvansal kaynaklı besinlerin retinol içeriği yüksektir.

A vitamini hangi yiyeceklerde varsorusunu cevaplamak gerekirse;

A vitaminli meyveler ve sebzeler günlük hayatımızda çoğu kez tükettiğimiz besinlerdir. Provitamin karoten, özellikle bitkisel kaynaklı; havuç, kayısı, portakal, şeftali, papaya, kavun, brokoli, tatlı patates, karnabahar, portakal, portakal suyu konsantresi, Hint kirazı (mango), balkabağı gibi turuncu ve sarı renkli besinler ile ıspanak, brokoli, tere, marul, maydonoz, semizotu, yeşil soğan gibi koyu yeşil yapraklı sebzelerde ve ahududu, kırmızı biber, pul biber, domates, kiraz, vişne, çilek gibi kırmızı renkli sebze ve meyvelerde bulunur. Bunların dışında ülkemizde tüketilmeyen kırmızı palmiye yağı da A vitamini içeren yüksek besinlerden biridir.

Tahıllar ve türevleri, kurubaklagiller, etler, yağı alınmış süt, yeşil, turuncu ve sarı renkteki sebze ve meyve dışında kalan sebze ve  meyvelerde A vitamini aktivitesi gösteren öğeler çok az bulunur veya yoktur. Rafine edilmiş bitkisel sıvı yağlarda da A vitamini bulunmaz.

BESİN A vitamini miktarı

(µg retinol/100g)

A vitamini miktarı

(IU/100 g)

Balık ve balık yağları 27000 90000
Tereyağı 800 2670
Margarin 900 3000
Yumurta 150 520
Süt 50 170
Peynir(yağlı) 300 1000
Dana karaciğeri 10000 33330
Havuç 2000 6600
Ispanak 2430 8100
Domates suyu 240 800
Taze kayısı 810 2700

Kaynak: Booth SL, Johns T, Kuhnlein HV. Natural food sources of vitamin A and provitamin A. UNU Food and Nutrition Bulletin,1992,14:6-19

A Vitamini Fazlalığı Nasıl Anlaşılır?

baş ağrısı

A vitamini yağda çözünen bir vitamin olduğundan ve vücut fazla olan kısmını depoladığından A vitamini zararları olgusundan bahsetmemiz mümkün. Şöyle ki; A vitamininin vücutta depolanma işlemi öncelikli olarak karaciğerde gerçekleşmektedir. Uzun süre yüksek dozda A vitamini alımına (25000-50000 IU/gün veya daha fazla) Hipervitaminoz A denir. Fazla miktarda A vitamini alınmasının vücutta toksik etkileri vardır. Lipoproteinlerle retinil esterler birleşerek kandaki toksik etkiyi artırır. Gıdalar yoluyla alınan A vitamini retinil ester şeklinde depolandığı için toksik etkiler özellikle A vitamini içeren hayvansal kaynaklı gıdaların tüketiminde görülür.

Hipervitaminoz A’nın belirtileri, akut ve kronik belirtiler olmak üzere iki grup halinde sınıflandırılabilir.

  1. Akut Toksisite; İlk belirti dudaklarda kuruma ile başlar, bunu burun ve gözlerdeki kuruluk izler. Baş ağrısı, kusma, anoreksi, deride kuruma ve baş dönmesi diğer belirtilerdir.
  2. Kronik Toksisite; Tırnaklarda kuruma, saç dökülmesi, deride kuruma ve pullanma daha sonraki belirtilerdir. Bu sırada da deride kaşıntı, anoreksi, baş ağrısı, kemik ve eklemlerde ağrılarda görülür.

Önceden oluşmuş formuna kıyasla beta karoten bu kadar toksik etkilere sahip değildir ve üreme faaliyetlerine zarar vermesine dair bir bilgi bulunmamaktadır. Hatta yüksek dozda beta karoten takviyesi (20-30 mg/gün) veya yüksek miktarda beta karoten içeren besinlerin çok fazla tüketilmesi de zehirlenme vakalarının görülmesine neden olmamıştır. Beta karotenin uzun süreli ve yüksek dozda kullanımına dair en çok görülen etki karotenodermiadır. Bu durum zararsızdır ve derinin sarı-turuncu bir renk almasına neden olur. Beta karoten tüketiminin azaltılmasıyla beraber deri normal rengine döner.

A vitaminin gebelikte yüksek miktarda alınması durumlarında ise gebeliğin 9.-11.günlerinde retinoik asidin aşırı dozu oldukça toksik bulunmuştur. Böyle olgularda yarık damak en sık görülen anomali olmakla birlikte buna bazı göz malformasyonları (biçim bozukluğu) ve iskelet anomalilerinin de eşlik ettiği saptanmıştır.

Osteoporozda ise genellikle ileri yaşlarda uzun kemiklerde görülen, kemik kütlesindeki kayıp ve iskelet sisteminde kırılmaların oluştuğu önemli bir hastalıktır. Bu hastalığa; gonadal (testis ve yumurtalıklarda) steroid yetersizliği, toksinler, fiziksel 50 aktivitedeki azalma ve beslenme faktörleri gibi birçok faktör neden olur. D vitamini, kalsiyum ve magnezyum gibi önemli besin öğelerinin yetersiz alınması osteoporoza neden olabileceği gibi bazı besin öğelerinin fazla alınması da bu hastalığa yol açar. Örneğin fazla miktarda alınan protein idrarla atılan kalsiyum miktarını artırır böylece (fazla atım ile) kemik kayıpları (zarar) da artar. A vitamini de böyle bir besin öğesi olabilir. A vitamini fazla alındığında idrarla atılan kalsiyum miktarı artar ve kemiklerdeki kalsiyum yıkımı ile kemiklerde zayıflama ve hassasiyet artar ve bu durum uzun süre devam ederse kemiklerde kırılmalar meydana gelir.

Son zamanlarda yapılan epilemiyolojik çalışmalarda da, A vitamininin uzun süreli olarak fazla miktarda alınması ile kalça kırıkları arasında bir ilişki olduğu belirtilmiştir. Her gün yetişkinler için önerilen günlük ihtiyaçtan yaklaşık olarak iki kat fazla; 1500-2000 µg retinol alımı ile kalça kırıkları görülme oranının arttığı belirtilmiştir.

A Vitamininin Tavsiye Edilen Günlük Alım Miktarı

vitamin alım ölçüsü

A vitamini supplement olarak yani günlük vitamin hapı şeklinde de alınabilir. Vitamin A ve diğer besinler için alınacak tavsiyeler, Ulusal Akademiler Enstitüsü (Institute of Medicine of the National Academies) ve Gıda ve Beslenme Kurulu (Food and Nutrition Board-FNB) tarafından geliştirilen diyet referans değerlerinde (Dietary Reference Intakes-DRI) verilmektedir. Yaş ve cinsiyete göre değişen bu değerler şunları içerir:

A Vitamini Tavsiye Edilen Günlük Miktar (RDA): Neredeyse tüm (% 97-% 98) sağlıklı bireylerin besin gereksinimlerini karşılamak için yeterli günlük alım miktarıdır.

A VitaminiTolere Edilebilir Üst Tüketim Seviyesi (UL): Olumsuz sağlık etkilerine yol açması olası olmayacak şekilde maksimum günlük alım seviyesidir.

A Vitamini Tahmini Ortalama İhtiyaçlar (EAR):  Sağlıklı bireylerin% 50’sinin gereksinimlerini karşıladığı tahmin edilen ortalama günlük alım seviyesi; genellikle insan gruplarının besin alımını değerlendirmek ve onlar için besinsel olarak yeterli diyetleri planlamak için kullanılır.

Yeterli Alım Miktarı (AI): Beslenme yeterlililiği sağlayana kadar alınan miktardır.

Diyet Referans Değerleri ise (DRI): sağlıklı kişilerin besin alımını planlamak ve değerlendirmek için kullanılan bir dizi referans değerinin genel terimidir.

Diyetteki A vitamini retinol ve karotenoidlerden oluşur. Karotenoidlerin organizmada kullanım oranı retinollerden daha az olduğu için diyetteki toplam A vitamini aktivitesinin saptanması gerekir. Retinol günlük ihtiyacın %75’ini karşılarken beta karoten ve diğer karotenoidler ihtiyacı karşılamada %25’te kalmaktadır.

Besin kompozisyon cetvellerinde besinlerin A vitamini içeriği, internasyonel ünite (IU), retinol, retinol eş değeri (RAE) veya karoten(mcg) olarak verilmektedir.  Bu yöntem provitamin A ve retinol bioaktiflerinin ayrımının yapılması için kullanılmaktadır.

Mcg RAE ve IU arasındaki dönüşüm oranları aşağıdaki gibidir;

1 IU retinol = 0.3 mcg RAE = 0,6 mcg beta-karoten    (1 mcg = 1 RAE)

Diyet takviyelerinden 1 IU beta-karoten = 0.15 mcg RAE

Gıdadan 1 IU beta-karoten = 0.05 mcg RAE

1 IU alfa karoten veya beta kriptoksin = 0.025 mcg RAE

Günlük Önerilen Tüketim Miktarına (RDA) göre A vitaminin çeşitli yaş gruplarına göre bir günde alınması önerilen miktarları retinol eşdeğeri (RAE) olarak aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Yaş Gruplarına Göre Günlük A Vitamini İhtiyacı (RDA) (Food and Nutrition Board-FNB)

Günlük A vitamini ihtiyacı konusunda aşağıdaki tablo sizlere yardımcı olacaktır.

Yaş Erkek Kadın Hamilelik Emziklilik
0-6 ay

 

400 mcg RAE 400 mcg RAE
7-12 ay

 

500 mcg RAE 500 mcg RAE
1-3 yaş

 

300 mcg RAE 300 mcg RAE
4-8 yaş

 

400 mcg RAE 400 mcg RAE
9-13 yaş

 

600 mcg RAE 600 mcg RAE
14-18 yaş

 

900 mcg RAE 700 mcg RAE 750 mcg RAE 1,200 mcg RAE
19-50 yaş

 

900 mcg RAE 700 mcg RAE 770 mcg RAE 1,300 mcg RAE
51+ yaş

 

900 mcg RAE 700 mcg RAE

 

KAYNAKÇA

  • Ross CA. Vitamin A. In: Coates PM, Betz JM, Blackman MR, et al., eds. Encyclopedia of Dietary Supplements. 2nd ed. London and New York: Informa Healthcare; 2010:778-91.
  • Ross A. Vitamin A and Carotenoids. In: Shils M, Shike M, Ross A, Caballero B, Cousins R, eds. Modern Nutrition in Health and Disease. 10th ed. Baltimore, MD: Lippincott Williams & Wilkins; 2006:351-75.
  • Solomons NW. Vitamin A. In: Bowman B, Russell R, eds. Present Knowledge in Nutrition. 9th ed. Washington, DC: International Life Sciences Institute; 2006:157-83.
  • Institute of Medicine. Food and Nutrition Board. Dietary Reference Intakes for Vitamin A, Vitamin K, Arsenic, Boron, Chromium, Copper, Iodine, Iron, Manganese, Molybdenum, Nickel, Silicon, Vanadium, and Zinc . Washington, DC: National Academy Press; 2001.
  • Tanumihardjo SA. Vitamin A: biomarkers of nutrition for development. Am J Clin Nutr 2011;94:658S-65S. [PubMed abstract]
  • Otten JJ, Hellwig JP, Meyers LD, eds. Dietary Reference Intakes: The Essential Guide to Nutrient Requirements . Washington, DC: The National Academies Press; 2006.
  • Food and Nutrition Board. Recommended Dietary Allowances, 7th ed. Washington, DC: National Academy of Sciences; 1968.
  • Food and Drug Administration. Food labeling: Revision of the Nutrition and Supplement Facts labels. Federal Register 2016;81:33741-999.
  • S. Department of Agriculture, Agricultural Research Service. USDA National Nutrient Database for Standard Reference, Release 24 Nutrient Data Laboratory Home Page, 2011.
  • Bailey RL, Gahche JJ, Lentino CV, Dwyer JT, Engel JS, Thomas PR, et al. Dietary supplement use in the United States, 2003-2006. J Nutr 2011;141:261-6. [PubMed abstract]
  • S. Department of Agriculture, Agricultural Research Service. What We Eat in America, 2007-2008 .
  • World Health Organization. Global Prevalence of Vitamin A Deficiency in Populations at Risk 1995–2005: WHO Global Database on Vitamin A Deficiency . Geneva: World Health Organization; 2009.
  • Mayo-Wilson E, Imdad A, Herzer K, Yakoob MY, Bhutta ZA. Vitamin A supplements for preventing mortality, illness, and blindness in children aged under 5: systematic review and meta-analysis. BMJ 2011;343:d5094. [PubMed abstract]
  • Sommer A. Vitamin A deficiency and clinical disease: An historical overview. J Nutr 2008;138:1835-9. [PubMed abstract]
  • Oliveira-Menegozzo JM, Bergamaschi DP, Middleton P, East CE. Vitamin A supplementation for postpartum women. Cochrane Database Syst Rev 2010:CD005944. [PubMed abstract]
  • van den Broek N, Dou L, Othman M, Neilson JP, Gates S, Gulmezoglu AM. Vitamin A supplementation during pregnancy for maternal and newborn outcomes. Cochrane Database Syst Rev 2010:CD008666. [PubMed abstract]
  • Graham-Maar RC, Schall JI, Stettler N, Zemel BS, Stallings VA. Elevated vitamin A intake and serum retinol in preadolescent children with cystic fibrosis. Am J Clin Nutr 2006;84:174-82. [PubMed abstract]
  • O’Neil C, Shevill E, Chang AB. Vitamin A supplementation for cystic fibrosis. Cochrane Database Syst Rev 2010:CD006751.pub2. [PubMed abstract]
  • Borowitz D, Baker RD, Stallings V. Consensus report on nutrition for pediatric patients with cystic fibrosis. J Pediatr Gastroenterol Nutr 2002;35:246-59.
  • Institute of Medicine. Food and Nutrition Board. Dietary Reference Intakes for Vitamin C, Vitamin E, Selenium, and Carotenoids . Washington, DC: National Academy Press; 2000.
  • The Alpha-Tocopherol, Beta-Carotene Cancer Prevention Study Group. The effect of vitamin E and beta carotene on the incidence of lung cancer and other cancers in male smokers. N Engl J Med 1994;330:1029-35. [PubMed abstract]
  • Hennekens CH, Buring JE, Manson JE, Stampfer M, Rosner B, Cook NR, et al. Lack of effect of long-term supplementation with beta carotene on the incidence of malignant neoplasms and cardiovascular disease. The New England journal of medicine 1996;334:1145-9. [PubMed abstract]
  • Feskanich D, Singh V, Willett WC, Colditz GA. Vitamin A intake and hip fractures among postmenopausal women.JAMA. 2002; 287:47-54.
  • Michaelsson K, Lithell H, Vessby B, Melhus H. Serum retinol levels and the risk of fracture. N Engl J Med.2003; 348:287-94.
  • Penniston KL, Tanumihardjo SA. The acute and chronic toxic effects of vitamin A. Am J Clin Nutr.2006; 83:191-201.
  • Azais-Braesco V, Pascal G. Vitamin A in pregnancy: requirements and safety limits. Am J Clin Nutr.2000; 71:1325S-33S.
  • Omenn GS, Goodman GE, Thornquist MD, et al. Effects of a combination of beta carotene and vitamin A on lung cancer and cardiovascular disease. N Engl J Med. 1996; 334:1150-5.
  • Albanes D, Heinonen OP, Taylor PR, et al. Alpha-Tocopherol and beta-carotene supplements and lung cancer incidence in the alpha-tocopherol, beta-carotene cancer prevention study: effects of base-line characteristics and study compliance. J Natl Cancer Inst.1996; 88:1560-70.
  • Virtamo J, Pietinen P, Huttunen JK, et al. Incidence of cancer and mortality following alpha-tocopherol and beta-carotene supplementation: a postintervention follow-up. 2003; 290:476-85.
  • Kutlu, Nermin (2006), Öğretmenlerin A vitaminine ilişkin bilgi ve davranışları.Ankara: Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Aile Ekonomisi ve Beslenme Eğitimi Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi
  • Authored by Dr Peter Engel in 2010, reviewed by Dr. Adrian Wyss on 31.08.2017
  • The Office of Dietary Supplements (ODS). Vitamin A Fact Sheet for Consumers Erişim 28.04.2018  23:00
  • Yıldırım,Selda Hekim (2011), Eskişehir il merkezinde 0-18 yaş grubu çocuklarda A vitamini düzeyleri. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı TIPTA UZMANLIK TEZİ
  • Vurallı, Doğuş (2010), İlkokul çağındaki çocuklarda a vitamini ve çinko düzeyinin belirlenmesi ve etki eden faktörlerin değerlendirilmesi. Ankara:Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı.Uzmanlık Tezi

YORUM YAZ:

Yorum bırak!
Lütfen adınızı giriniz